• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 25° 9°

Haberler


GEBELİK + HİPERTANSİYON

           Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen çok ciddi boyutlara ulaşabilen hastalık grubudur. Gebelikte hipertansiyon, anne ve bebek ölümlerinin en büyük sebebidir. Hipertansiyon her 10 gebeden bir tanesinde karşımıza çıkmaktadır. Gebelikte hipertansiyon tanısı, gebelikte yapılan takiplerin herhangi birinde tansiyon değerlerinin 140/90 mm Hg ve üzerinde bulunması ve bu yüksekliğin en az altı saat aralıklarla en az iki kere saptanmış olması ile konulur. Gebelikte hipertansiyonu 5 alt grupta sınıflandırabiliriz.

1-                 Kronik Hipertansiyon:

Tansiyon yüksekliği gebelikten önce de vardır. Eğer gebeliğin 20. haftasından önce 140/90 mmHg ve üzerinde yüksek tansiyon saptanmışsa veya 20. haftadan sonra saptanan yüksek tansiyon doğumdan sonra 12. haftada hala düzelmemişse bu kronik hipertansiyon olarak kabul edilmektedir. İdrarla protein atılımı yoktur.

2-                 Gestasyonel Hipertansiyon:

Daha önce kan basıncı değerleri normal olan gebelerde 20. Gebelik haftasından sonra tansiyon değerlerinin 140/90 mm Hg ve üzerinde bulunması ile tanı koyulmaktadır. İdrarla protein atılımı görülmemekle birlikte doğum sonrası 12 hafta içinde kan basıncı değerleri normale dönmektedir.

3-                 Preeklampsi:

Gebeliğe özgü bir hastalık tablosudur. 20. Gebelik haftasından sonra ortaya çıkan hipertansiyon (TA:140/90 mmHg ve üzerinde olması), idrarla protein atılması ve organ fonksiyon bozuklukları ile kendini göstermektedir. Hafif (TA:140/90 mmHg ve üzeri) ve şiddetli (TA:160/110 mmHg ve üzeri olması) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bacaklarda ödem, mide bölgesinde karın ağrısı, baş ağrısı, nefes darlığı ve görme bulanıklığı eşlik edebilmektedir. Ailede hipertansiyon, şeker ve böbrek hastalığı olması, obezite, gebenin 40 yaşından büyük ve ilk doğumu olması, çoğul gebelik olması risk faktörleri arasındadır. Gebelerde beyin kanaması, akut böbrek yetmezliği, akciğer ödemi, karaciğer harabiyeti, tüketim koagülopatisine neden olabileceği, bebeklerde ise; gelişme geriliği, erken doğum, plesental ayrılma ve hatta anne karnında ölümlere neden olabileceği akılda tutulmalıdır.

4-                 Eklampsi:

Preeklampsi hastasında konvülziyonların (nöbet) görülmesi durumudur.

5-                 Süperempoze preeklampsi/eklampsi:

Kronik hipertansiyona ilave olarak gebeliğin 20. haftasından sonra kan basıncında ve idrarda protein atılım miktarında daha fazla artış oluşmasıdır.  Gebelik sırasında en kötü prognozlu hipertansif hastalık budur.

 

Gebelikte Hipertansiyon Tedavisi:

 

Gebelikte hipertansiyon tedavisinde kan basıncı tehlikeli değerlere kadar yükselmiyorsa doğum başlayana kadar gebeliğin devam etmesine izin verilebilir. Genellikle diyet ve hafif egzersizler yapılabilir. Bunun yanı sıra tansiyon düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Önceden tansiyon ilacı kullananlarda gebelik boyunca tehlikeli olması sebebiyle ilaç ve doz değişimi yapılabilir. Eğer şiddetli preeklampsi veya eklampsi gelişmesi durumunda tek tedavi normal doğum veya sezaryendir. Bebeği doğurtma kararı anneye ait riskler ve bebeğin anne karnında taşıdığı riskler ile doğum sonrası karşılaşacağı riskler göz önüne alınarak verilir. Son olarak erken tanı ile hastalığın ilerlemesinin önlenebileceği akılda tutulmalıdır.